Bilgisayar ağlarının kullanım alanları PDF Yazdır e-Posta
Cumartesi, 13 Ocak 2007 02:05
Makale İçeriği
Bilgisayar ağlarının kullanım alanları
Sayfa 2
Sayfa 3
Tüm Sayfalar

 

Bilgisayar ağlarıyla(bundan sonra “ağ” olarak anılacak) ilgili teknik ayrıntılardan önce insanlar niçin ağları kullanırlar buna bir bakalım.


1.1. İş Uygulamaları

Günümüzde bir çok firma tamamen bilgisayarlara bağımlı hale gelmiştir. Bilgi işlem (Bİ) altyapısının çöktüğü bir durumda bir çok iş yeri de faaliyetini öyle yada böyle durdurmak zorunda kalmaktadır.

Bir firma farklı bölümlerinde bağımsız çalışan bir çok bilgisayara sahip olabilir. Örneğin üretim bölümünde, muhasebe, depo ve satış bölümlerinde ayrı ayrı çalışan bilgisayarlar olabilir. Ancak bir noktada bu bilgisayarlar bir diğerinin ürettiği veriye erişme ihtiyacı hisseder. Örneğin muhasebe departmanı için satış bölümünde kesilen faturaları anında görmek çok önemlidir. Aynı şekilde satış bölümü deponun bilgisayarlarında stok durumuna göre belli bir malın satışını yapabilir. Bu noktada zaten birbirinden bağımsız çalışan bilgisayar grupları yerine, herkesin kendi işine göre farklı bölümlerini kullandığı bir otomasyon programı, daha da önemlisi bu programın üzerinde çalıştığı bir veritabanının gerekliliği anlaşılır.

 

Ağların en önemli işlevi kaynak paylaşımıdır. Kaynak bir veritabanı olabileceği gibi bir donanım da olabilir. Hatta diğer bir ağa olan bağlantı dahi bir kaynaktır ve paylaşılabilir (İnternet paylaşımı). En basit örnek ve çoğunlukla ilk akla gelen donanım paylaşımıdır. On kişilik bir ofiste her kullanıcıya ayrı bir yazıcı satın alınması yerine, bir tane yazıcı kullanıcılardan birisinin bilgisayarına takılıp, diğer kullanıcıların bu yazıcıyı ağ üzerinden kullanmaları sağlanabilir.

 

Ancak genel olarak ağların en temel işlevi veri paylaşımıdır. Birçok ağ aslında bir veya birkaç veritabanı ve bu veritabanına bağlanan yüzlerce kullanıcıdan oluşur. Veritabanları güçlü sunucu(server) bilgisayarlar üzerinde tutulurken, istemci(client) yani bu veriye erişen kullanıcının önünde daha basit bir bilgisayar bulunur.

 

 

Bu sistem istemci-sunucu modeli olarak (client-server model) anılır. Bu sistemin temelinde şu vardır: İstemci taraftaki işlem(process) ağ üzerinden sunucuya yapılmasını istediği işi veya bulunması gereken veriyi içeren bir mesaj gönderir ve cevabını bekler. Sunucu tarafındaki işlem ise bu mesaj aldıktan sonra gereken işi yapar ve sonucunu istemciye gönderir. Örneğin google.com’u açıp, “bilgisayar ağları” yazıp, ara düğmesine tıklamanız, istemcinin sunucuya gönderdiği mesaj bölümünü oluşturur. Google’ın sunucusu, sizin girdiğiniz kritere göre kendi devasa veritabanını sorgular, sorgunun sonucunu da size gönderir ve ekranda çeşitli web sitelerinin linklerini görürsünüz.

Kaynak paylaşımından sonra ağların ikinci işlevi olarak insanlar arasında sağladığı iletişim imkanlarından bahsetmeliyiz. Elektronik posta hemen aklımıza geliyor. Bunun yanında ağ ortamında aynı anda iki kişinin aynı rapor üzerinde çalışmaları mümkündür, böylece birisinin yaptığı değişikliği, diğer kullanıcı anında görebilir.

Ağların sağladığı bir diğer etkileyici imkan ise video konferanstır. Böylece binlerce kilometre uzaktaki patronunuzla sesli-görüntülü hatta aynı sanal beyaz tahta üzerine şekiller çizerek görüşme yapabilirsiniz. Böylece daha önceleri uzun yolculuklar gerektiren toplantılar çok daha ucuza mal edilebilir.

Ağların mümkün kıldığı diğer bir imkan ise firmaların elektronik ortamda diğer firmalarla ve tüketicilerle ticaret yapabilmeleridir. Örneğin otomobil veya bilgisayar üreten bir firma diğer bir çok yan sanayi firması ile mal alım-satımı yapmaktadır. Kendisine mal sağlayan bu yan firmaların stok durumlarını anında görüp, elektronik ortamda daha küçük miktarlarda ama daha hızlı ve hatasız mal çekebilmesi, firmanın finans ve fiziksel kaynaklarını daha verimli kullanmasına yardım edecektir.

E-ticaret çok boyutlu olmasına rağmen, kuşkusuz ilk akla gelen İnternet üzerinden son kullanıcının yaptığı alışverişlerdir. Havayolları, kitapçılar ve daha bir çok firma İnternet üzerinden satış yapmaktadır.

1.2. Hareketli Kullanıcılar (Mobil Users)

Diz üstü bilgisayarlar ve Kişisel Dijital Asistanlar (PDA) bilgisayar dünyasının hızla büyüyen bir bölümünü oluşturuyor. Bu tip bilgisayar sahipleri çoğu zaman arka planda da bir masaüstü bilgisayar kullanan kişiler. Seyyar bilgisayarları ile yolda giderken, şirketteki masaüstü bilgisayarına bağlanmak ve/veya şirket ağına ulaşmak onlar için çok önemli. Aynı şekilde e-postalarını kontrol etmek ve hatta İnternet’te sörf yapmak da istiyorlar. Çözüm elbette kablosuz ağ sistemlerinden geçiyor.

Bu tip bağlantılar taksiler, araçlarıyla servise veya sipariş almaya çıkan satış personeli ve benzer şekilde gezici ağ bağlantısına ihtiyaç duyanlar için çok önemli. Kablosuz ağlar askeriye içinde çok önemli olabilir, bir savar durumunda gidilen bölgedeki yerel ağ alt yapısını kullanmaktansa, kendi ağını oraya taşımak çok daha iyi bir çözüm olabilir.

Ancak gezici ve kablosuz her zaman aynı anlama gelmeyebilir. Örneğin bir otel odasında şarj olan bir diz üstü, mobil olmasına rağmen kablosuz değil, yani kabloya bağımlı durumdadır, mekanı değiştirebilse de, kablo olmadan çalışamaz durumdadır. Aynı şekilde, masa üstü bilgisayarları birbirine bağlamak için kablosuz bir ağ kurulabilir. Bu durumda da, kablosuz bir sistem olmasına rağmen gezicilik (mobilite) söz konusu değildir.

Tabii ki, elindeki PDA’i ile bir kafede otururken maillerini okuyan bir kullanıcı hem kablosuz, hem de gezici (mobil) olarak çalışıyor demektir.

Kablosuz teknolojinin yaygınlaşması ile, bu teknoloji için geliştirilen uyugumalarda çeşitlenecektir. Örneğin kablosuz parkmetreleri ele alalım. Bu tip parkmetreler, arabanızı park etmek istediğinizde kredi kartı kabul edebilecekler, park süresi dolduğundan ise, önce bir radar sinyali ile arabayı alıp almadığınızı kontrol edip, eğer araba hala park halinde ise de, polise haber verebilecekler. Sırf bu yöntemin kullanılması ile A.B.D’de belediyeler yılda 10 milyar dolar ek gelir elde edebilirler(rakam inanılmaz, ama öyle).

Kablosuz ağların diğer bir uygulama alanı ise su, elektrik, doğalgaz ve benzeri sayaçların okunması işiyle ilgili. Her ay binlerce okuma görevlisi evleri tek tek dolaşıp sayaçları okumak zorundalar. Oysa, eğer bu sayaçlar aylık kullanım bilgisini kablosuz ağ üzerinden gönderirlerse, her ay gerçekleşen okumalara gerek kalmaz.

Kablosuz bağlantıya sahip PDA’ler ile gelecekte çok farklı uygulamalar söz konusu olabilir. Örneğin bir markette alışveriş yaparken, kredi kartı yerine bu cihazları kullanıp daha sonra ödemeyi cep telefonu faturamızla yapabileceğiz. Satıcı bu açısından kredi kartı firmasına ödenen komisyondan kurtulmak demek oluyor. Ancak pekala şöyle bir sistemde geliştirilebilir, PDA üzerinde bir barkod okuyucu yerleştirilir ve barkodunu okuttuğunuz ürünün nerede ve kaça satıldığı bilgisi anında ekranınıza gelir... En yakın eczane veya en yakın lokanta nerede sorularına bulunduğunuz konum bilgisine göre cevap veren servisler zaten şu anda kullanımdalar...

Gezici kullanıcıları sektör için bu kadar cazip kılan önemli bir nokta var: İnsanlar İnternet üzerinde her şeye beleş ulaşmak isterler ve kredi kartı bilgilerini isteyen her site itici gelir. Oysa gezici servisleri kullanan kullanıcılar (mobil users/ pratikte:cep telefonu kullanıcıları) bir şeyler için para ödemeye çok daha yatkındır. Özellikle yapılan ödemenin ay sonunda faturaya yansıması (kk yerine) kolaylaştırıcı bir unsurdur. Bugün sms servisleri, resimli mesaj, melodi, chat servisleri vs. tüm bu beklentilerin ürünüdür.

1.3. Ev Uygulamaları

İnsanlar niçin evlerine bilgisayar alırlar? Genel olarak yazı yazmak ve oyun oynamak için, ancak İnternet ile beraber işler değişmeye başladı. İnternet insanlara “bilgiye” hızlı ve kolayca ulaşma imkanı sunar, İnternet’e ulaşmak için ise bir bilgisayara ihtiyacınız var demektir. İnternet üzerinden gerçekleştirilen işlemleri şöyle sınıflandırabiliriz:

1.      Uzaktaki bilgiye erişmek

2.      Karşılıklı iletişim

3.      Etkileşimli eğlence

4.      Elektronik ticaret

Uzaktaki bilgiye erişmek İnternet üzerinde yayınlanan Osmanlı Arşivlerinde belge aramak veya National Geographic sitesinde küresel ısınma hakkında bilgi edinmek olabileceği gibi, Britney’in son klibini Yahoo! Music üzerinden izlemek de olabilir. Bilgi sanat, iş, yemek, bürokratik işlemler, sağlık, tarih, hobi, bilim, spor, gezi ve daha bir çok kategori altında ekranlarımıza ve harddiskimize akar. 

Hemen hemen tüm gazetelerin web siteleri vardır ve yaklaşık tüm haber ve yorumlar net’ten okunabilir. Bir çok gazete sitesi size özel ayarları aklında tutabilir ve siteyi her ziyaretinizde spor sayfasında size sadece Beşiktaş’la ilgili haberleri göstermesini sağlayabilirsiniz. Gazetelerin günlük sayılarından daha önemlisi, on-line yayına geçtikleri tarihten günümüze kadarki tüm arşivlerine de kolayca ulaşabilmenizdir. Tüm bu işlemler yine kullanıcı ve bir veritabanı arasındaki veri aktarımından ibarettir. 

Karşılıklı iletişim 21. yüzyılın 19. yüzyıldaki telefona cevabı olarak görülebilir. Telefonla birlikte yazmayı “unutan” insanoğlu, e-posta ve sohbet servisi ile tekrar yazıyı keşfetti. E-posta her gün milyonlarca insan tarafından kullanılıyor, e-posta ile resim, ses ve görüntü dosyaları yollamak da mümkün. 

Bunun yanında anında mesajlaşma yazılımları da inanılmaz bir hızla yayıldı ve milyonlarca kişinin tutkusu haline geldi. Icq ve benzeri anında mesajlaşma yazılımları yanında, Mirc ve benzeri programlarla da bir sohbet odasında muhabbeti koyultmak pek mümkün. 

Bir diğer İnternet servisi olan haber grupları ise her nedense sohbet ve anında mesajlaşma gibi çok geniş kitlelerce bilinmiyor, ama gene de İnternet üzerinde yüz binlerce insan bu servisi kullanıyor. Haber grupları okuldaki ilan panosuna benzer bir yapıda çalışıyor, siz bir not bırakıyorsunuz, notu siz gittikten sonra bile her isteyen okuyabiliyor, daha sonra sizin notunuzla ilgilenen birisi sizin notun hemen altına kendi notunu/cevabını yapıştırıveriyor. 

Kişiler arası iletişimde (peer-to-peer) aynı grup içindeki kullanıcılar birbirleriyle haberleşebiliyorlar. Ortamda kimin suncunu kimin istemci olduğuna dair kesin bir ayrım söz konusu değil. 

 

Kişiler arası iletişim mantığıyla çalışan Napster programı sayesinde 50 milyona yakın kullanıcı kendi bilgisayarlarındaki müzik dosyalarını diğer kullanıcılar ile paylaşıyordu. Bu bilinen insanlık tarihindeki en büyük telif hakkı ihlaliydi. Aslıda fikir geçekten iyiydi, kullanıcılar kendi harddisklerindeki müzik dosyalarının bir listesini, merkezi bir sunucuya kaydediyorlardı. Eğer kullanıcılardan birisi bir müzik dosyasını indirmek isterse, bu veritabanı üzerinde sorgulama yapıyor, bu müzik dosyasına sahip bilgisayarı tespit ettikten sonrada, bu dosyayı o bilgisayardan yani diğer bir kullanıcının bilgisayarından indiriyordu.Napster’ın sahipleri kendi server’ları üzerinde hiçbir yasadışı müzik dosyası tutmadıkları için telif haklarını ihlal etmediklerin iddia etseler de,  mahkeme bunu kabul etmedi ve Napster’ın sunucuları kapatıldı.

Ancak daha sonra çıkan birebir paylaşım programları, merkezi sunucu mantığını terk ettikleri için, belli bir sunucuyu kapatarak sistemi durdurmak imkansız hale geldi.

Aslında birebir paylaşım programları sadece yasadışı dosya paylaşımı anlamına gelmiyor. Albümünü yapacak bir yapımcı bulamayan yeni müzik grupları pekala kendi kayıtlarını bu programlar üzerinden dağıtabilirler. Buna benzer uygulamalarla kişiler arası birebir iletişim gelecekte daha çok karşımıza çıkabilir.

Elektronik suç sadece korsan yazılım ile sınırlı değil. Kumar siteleri buna en güzel örneği teşkil ediyor. Bilgisayarlar ta en baştan beri başka cihazların yaptıkları işleri simüle etmekte kullanıldılar, peki niye slot makinalarını, rulet tekerleklerini veya blackjack oyununu simüle etmesin? Kumarın yasal veya yasadışı olduğu bir çok ülke var. Yasal olan ülkelerdeki kumarhane sahipleri İnternet’teki potansiyeli gördüler ve bu işe el attılar. Kumarın yasadışı olduğu bir ülkede İnternet’ten kumar oynamışsanız hangi ülkenin kanunları geçerli olacak? İyi bir soru!

İletişim ile ilgili diğer uygulamalar ise İnternet üzerinden telefon görüşmelerinin yapılması, video-phone ve İnternet Radyo olarak sıralanabilir. Yakın zamanda ülkemizde de yaygınlaşacağını tahmin ettiğim, VOIP (voice over ip – İnternet protokolü ile ses aktarımı) tekniğini kullanarak, insanlara çok çok ucuza uzun mesafeli (şehirler arası, milletler arası) telefon görüşmesi imkanı sağlamak mümkün. Radyo istasyonları vericilerinin yayın mesafesiyle sınırlı kalmayıp, İnternet üzerinden yayın yaparak tüm dünyaya erişebiliyorlar. Avurstralya’da ikamet eden bir Türk vatandaşı, pekala www.trt.net.tr sitesinden Türk radyo kanallarını dinleyebiliyor. Esasen aynı siteden (ve diğer bir çok TV’nin kendi sitesinden) televizyon yayınlarını canlı izlemek de mümkün, ancak İnternet alt yapısı henüz TV yayınları için yeterli değil. Oysa radyolar kesintisiz ve kabul edilebilir bir ses kalitesi ile yayın yapıyorlar.

İnternet'in sunduğu bir diğer imkan ise Tele-Learning veya Tele-Eğitim, belki hala 6-7 yaşındaki çocuklar sabahın köründe sıcak yataklarından çıkıp okula gitmek zorundalar (bu oldum olasıya bana saçma gelmiştir) ama yabancı dilden bilgisayar sertifikalarına hatta eksiksiz bir üniversite eğitimine kadar İnternet üzerinden takip edilen eğitim seçenekleri var.

Eğlence sektörü ise İnternet’in hızla büyüyen ve karlı bir sektörü. İnternet üzerinden tüm izleyenlerin anında katılabildiği, tamamen etkileşimli canlı TV şovlarını görmemize çok fazla kalmadı. Video uygulamalarının yanı sıra on-line oyunlarda çok büyük gelecek vaat ediyor. Zaten bugün çok oyunculu ve gerçek zamanlı oyunlar İnternet üzerinden oynanabiliyor. Çok yüksek kalitede görüntülerle ve 3-B gözlüklerle binlerce kişinin katıldığı bir oyunlar, dünya çapında sanal gerçeklik uygulaması haline gelecektir.

Dördüncü kategorimiz yani elektronik ticaret ise deyim yerindeyse almış başını gidiyor. Halihazırda milyonlarca kişi evlerinin sıcak ortamında, binlerce ürün arasından arzu ettikleri ürünü seçip, kapılarına kadar teslim edilmesini sağlayabiliyorlar. İnternet üzerinden satın alınan ürünün eğitimini, tamirini yine İnternet üzerinden yapmak mümkün.

Elektronik ticaret sadece İnternet üzerinden ıvır-zıvır almaktan ibaret değil, binlerce insan tüm ödemelerini İnternet’ten yapıyor, hisse senedi alıp satıyor. Elbette bu benzeri uygulamalar ağların güvenliği konusunu çok daha önemli kılıyor.

Ülkemizde pek yaygın olmasa da, İnternet üzerinden ikinci el ürünlerin satışı yurtdışında çok yaygın. E-bay sitesi artık bir klasik olmuş ve yüz binlerce insanın uğrak yeri durumunda. Hatta piyasada bu web sitesi üzerinden nasıl alış-veriş yapılabileceğine dair basılı kitaplar bile mevcut.

İsterseniz şimdiye kadar örneklerini verdiğimiz e-ticaret şekillerini özetleyelim:

KısaltmaTam isimÖrnek uygulama

B2C

Business to consumer
(Firmadan tüketiciye)

On-line kitap siparişi

B2B

Business to business
(Firmadan firmaya)

Otomobil üreticisi firma, lastik firmasına sipariş geçiyor

G2C

Goverment to consumer

Vergileri İnternet’ten ödemek

C2C

Consumer to consumer
(Tüketiciden tüketiciye)

İkinci el ürünlerin açık arttırma ile İnternet’te satılması

P2P

Peer to peer
(Bire bir)

Dosya paylaşımı

Şüphe yok ki bilgisayar ağları gelecekte çok daha önemli hale gelecekler. Bugünden gelecekte ne olacağını, hangi teknolojilerin öne çıkacağını kestirmek çok güç. Doksanlı yıllarda kimin aklına gelirdi ki, doğru dürüst konuşmaktan bile aciz binlerce insan yemeyip içmeyip SMS atacak, pop starlarını desteklemek için GSM firmalarına milyarlarca lira kazandıracak!

Bilgisayar ağları her geçen gün hayatımıza daha fazla girmeye devam edecekler, özellikle fiziksel olarak birbirinden uzakta bulunan insanların haberleşmeleri her geçen gün daha da kolaylaşacak. Uzaktan öğretim, uzaktan sağlık hizmeti (Telemedicine) ve daha bir çok uygulama milyonlara yeni imkanlar, daha iyi yaşam koşulları ve zenginlik getirecek. Ama belki de sonuçta insanların en çok konuştukları yine saçma sapan şeyler olmaya devam edecek...

Sinan ÇAY

Yararlanılan Kaynak:
Computer Networks 4th - Andrew S. Tanenbaum


http://www.turkcenet.org için hazırlanmıştır...

Son Güncelleme: Pazartesi, 22 Ocak 2007 15:43
 
Make Text Bigger Make Text Smaller Reset Text Size

Aktif Ziyaretçiler

Şu anda 62 konuk çevrimiçi

Üye Girişi

Bilgisayar ağları ve Windows Hakkında Bilgiler...